Derine indiğimiz zaman pek sevimli bir hayat olduğu söylenemez. Sorunu kim sever ki? Sevmek ve sonra reddedilmek . Ya da daha olağanüstü bir durum. İzmarit dolu kültablası gibi.
Buraya gelişimizin üzerinde bilmemkaçyıl geçti. Hatırlama zahmetine bile girmemek ne tuhaf. Hayallerimizin gerçek olamayışı bizi etkiliyor sanırım. Ben de isterdim gizli bir ”sırdaş”. O nasıl oluyor lan?Olan ya da olmayan farketmez. Sonuçta bazen yol gösterici olması için birilerinin başını ağrıtırız. Adeta bir webgünlük tadında yazıyorum. Değil mi ?
Bi’kaç saçma sapan durumu geride bıraktıktan sonra sizce bu durumu düzene ne sokabilir ki? İyi taklit bir aile ? Çocuğu olan bir yakın? Sürekli yanımda duran dostlarım? Muhtemel saysan 3 kişi falanlar. Zaten parti versek anca biz eğleniriz. Konuyu saptırmadan aşk meşk işine yoğunlaştırmak istiyorum. Aşık olmak büyük nimet olsa gerek. Ama aynı zamanda gereksiz. Çok mu kasıyoruz acaba kendimizi ? Bu sorularla uğraşırken bu kadar karışık şeye niye kafamızı yoruyoruz?
Sanırım bi’kaç şey harbi yolunda. Bilemedim. Tek sorun ”sanat okulum” Benim için mutsuzluk kaynağı oluverdi. Sanırım bu aramızda kalmalı öyle değil mi? Çok farklı biri oldum. Hatta bu aralar fazlasıyla ”farklı” olduğumu hissediyorum. Elbette hoş duygularım var. Ama sanki boş! Bilemedim. Konuşmak için erken olsa gerek. Amerikan tarzı dizileri izleyip , ” acaba bir webgünlüğüm olsa?” moduna girdim biraz.Sonra bu durumu bir köşede bıraktım. Sanırım yeterince saçmalayan bir insanım. Ve bunu da atlatacağımı düşünüyorum.
2 yıl oluyor böyle hissetmeyeli. İlki biraz acı doluydu sanki. Unutulacak türden ki unuttum. Unutmadım.İnsan unutmaz. Çekmeceye kaldırır. Etkisi azalmıştır. Ama yine de her şey için teşekkür ederim. Bitmeyen gecenin umudu ile… Nasıl bir son oldu ? B*k gibi. Kendimi trt spikeri gibi hissettim. İyiyiym. İyiyim. Tatlı sabahlar.

Süper başlıklı, çok çılgınlı yaz geceleri. Kim daha çılgın ? Hangimiz daha uzağa çiş…. Edebinle otur, haddini bil. Gecemizin giriş konusu sayın insancıklar diye girişten sonra linç edilmeye mahkum birey gibi dansediyorum şuan.
Biraz karpuzdan hallice pek dolgundu. Ama susuyoruz da söylemiyoruz. Elmanın yarısı olmaya gerek yok. Abi nedir bu meyve tutkusu? Ha aşkım? Nedir bu tutkun? Ajdar’ın bile muz olabilme kapasitesi var. Düşünebiliyor musun ? Adam altın çağını yaşıyor abi. Hangimiz yaşamadı ki ? En verimli çağlarımız, gençlik başlığı altında toplanıp toprağa kadar eşlik etti.
Çimlere uzanıp niye bekliyoruz? Gökyüzü çok mu güzel sandındı? Yeşil mavi herkes pire torbası misali dağılıyor oraya. Senin mi gücün yetiyor da abbuk sabbuk orada burada ne idüğü belirsiz insanlarla münasebet içerisindesin ? Namüsait yerlerde takılıyorsun. Aile kızı olmaktan çıkıyorsun. Adeta çıldırtıyorsun. Saçma sapan dergileri okuyup ergen tribine giren bir sen misin? Bir o mu? Sana soruyorum sıpa?! Komşumuz , kızına böyle bağaarıyordu işte. BAARMA BANA! BAAARMA! Bu cümleyi en son sevgilime kurmuştum ha. Çok fiyakalıydık o zamanlar.İkimizde tarz ikimizde temiz ak pak! BAARMA BANA İBNE! dediğimde zaten çocuk odadan çıkalı onbeş dekiyka olmaktaydı. Neden ona ibne dediğimi saatlerce düşündüm. İbne değildi.İmkansızdı.Hem ibne olmak aslında kötü bi’şey değildi.VELEV Kİ İBNEYİZ! Ne olacak?
Çek çıkar şu Kadıköy sokaklarından. Birer çorba içelim.

Tarifi imkansız durumda bulunmak : çişinin gelmesi, sıkışmak. Çok bira içmişsindir.Evin uzaktadır. Otobüs yolculuğu boyunca çişini tutarsın.Ve sonrası adeta bir maraton! dıgıdık dıgıdık …
Aga ben biraz daha uyurum.Sonra kalkarım.Çayı sen demle. Uyanmazsam uyandır. Öperek uyandır ama. Üstüm açılmışsa ört. De bunları de hele! KLİMA ALSANA EVE! Mum gibi eridim bittim.Burak resmen beni yerden toplayıp, kavanoza koydu. Öyle eridim. Homojen bile değilim. Vıcık vıcık Iy!
Sevgi dediğimiz moleküler yapı. Top gibi bir cisme benzemektedir. Unufaktır. Ellerinle parçalamışsındır zaten. Midede bölünür, çoğalır, oluşur, birleşir, ürer, sevişir. Değişiktir. Anlatamıyorum da !
Gecenin en büyük dostluğuna kadeh kaldırıyorum.İmkansızlıklardan imkansız olanın en pisini seç. Seni kenarda dövelim. Özgür’e sor da söylesin. Çocuğun lafını dinle azcık. Bu yaz bitsin de uykuya dönelim. Dostum dostum !

Kendi içinde kurgusal olan yapıtları kaça ayırıyoruz? Üçe ,dörde , beşe? Hangimiz kesik kesik uyuyor ? Horluyor? Darlanıyor? Parçalanıyor?Dağılıyor?
Patlayan şeker misali orada burada sağını solunu patlatan insan ırkı, ne zaman gelişme gösterecek? Ne zaman ”dedikodu” dediğimiz eylem bir sona kavuşacak? Ama mutlu olmayandan. Az şekerli, limonlu çay gibi.Tatsız ve de tuzsuz.
Çok cinsli ırkız vesselam.Kız-Erkek ayrımından ziyade hayvan demek yerinde olur. Hani bazen karıştırıyorsun.Bazen şaşırıyorsun.Kilimin altına kaçıyorsun ya?! Şuraya oturayım da az biraz soluklanayım diyen teyzeden ne farkın var? ”Omçe gelsene.Mayami söyleyelim.Evet evet.Hadi la!” sözleri kafanda sürekli başa sarıyorsa… Reklam kokan hareketlere bürünmeden lafı uzatmıyorum.
Doğa sporları.Hiç biriyle alakam yok. En sevdiğim ; kitap,kedi, jedi. Jedi ayrı bir mevzu karıştırma. Çikolatalı pasta sevmem. Aksine meyveli olsun.Çay severim çay çay.Otur da konuşalım diyen insandan korkarım.Ya nasihat, ya menfaat. Tırsacaksın aga . O yüzden o cümleyi şu zamana kadar kimseye kurmadım.Ama bana kurulduğun zamanda tikli bir birey oluyorum. Sol gözüm uyuşuyor.Akıyor. Çaktın ? Ama sana kızamıyorum.Sen biçimsiz bi’şeysin zaten.
Sabah kahvaltılarında içilen portakal suyu gibisin. Ekşi ama bi o kadar da vazgeçilmez. Hastanım aga!

Söylenmeyen hisleri çekmeceden çıkardı.Pencereden fırlatıverdı.Acımadı! Hayır! Yapmadı bunu! Dudağında çıkan uçağa bile karşı koyan bir insandı. Çok severdi. Bu huyu onu mutlu ediyordu.
Özelliklerini saymakla bitmez. En iyi yaptığı şey, sürekli yazmak.Alay mı ediyorsunuz?! Onun doğası bu. Bağdaş kurup, dert dinlemek. Bu mübarek gecenin yüzü suyu hürmetine kim çıkıp diyecek? ”O kötü bir birey idi!” Çarpılırsın yemin ederim. Böyle sevgi görmedi, görmedim. Adeta bir ayıcık sevimliliğiyle insanı kucaklayan kolları yok mu? Ah ! Nasıl tatlı varlıklar? Minik minnoş kızlar nasıl diyor ” aaa çıldırıyorum!”
Ortaçgil’i sevgilinizle dinlemeyin. Anında mevzu değişiyor. Tanık oldum. Kız, çocuğun saçından tutup ağzından öptü.Çıkan sesin tarifi imkansız. Resmen çocuğu hüpletti. Ben utandım. Ben utandım tabi. Nasıl anlatayım? Vakum meaşallah! Bu ne temaşa?
Mavi kuş niye her daim sarhoş? Niye bize küsmüş?
Çekmecede kasetlerin, iyiliğin,güzelliğin , hala gülen bir fotoğraf. Neye gülmüş unuttuğun.Yatakalttı canavarı gibi.
” Huaaa.” diye bağır şimdi. Kilisede ilahi söyleyen şişman,zenci ablalar gibi.Şibab şibab.Çekmecede kaçmış goller, ilk öptüğün, son küstüğün.
Şimdi bunu tekrar et.Ama benden sonra. Sevilmek ne hoş bi’şey değil mi? Ha. Evet sana soruyorum. Bilirsin sen. Bunu hisseden sensin. En bereketlisinden. Karşılık vermeye dur. En koyusundan çay içmek istiyorum.Şekersiz ama.
Sana demiyorum.Yanında oturan bıyıklıya diyorum.Kedi gibi duran. Bugün hava pek şekerli değil mi? Çimler bizi gıdıklasın.Sonra kaburgalarımın üstüne yat.Padaam padaam.
Anonymous asked: 'Tatlı gibisiniz adeta. Bir havai bir madeni. Bir değişik ,tarif edemem sana. Çarparım duvarlara.' yazdırsam kısmetimi kapar mısın ? Ne sempatik hatunmuşsun. Arkadaş olalım. Omzumuza vuralım.
Ben de diyorum ki o lafları nasıl bir acıyla yazmışım :D Ben mi yazdım lan bunu moduna girmiştim. Kısmetini kapamam. Ama omzuma vurma . Iıh. Enciribörds oynayalım.
Anonymous asked: Senin sözleri alıp alnıma yapıştırmak istiyorum.
Arkadaş olalım.

